23 Ağustos 2011 Salı
Yalnız Yürek
Issız , ürkütücü gecelerden biriydi.Gökten yeryüzüne inişinin sıklaştığı günlerden biri.İnsanların mucizevi dünyasına daha da yakın olmaya başlıyordu her geçen gün.O büyülü ışıklara kapılmak ,müziğin sesine ayak uydurmayı seviyordu.Zamanla asıl iniş nedenini unuttuyordu .Dansın büyüsüne kaptırmıştı bir kere kendini.Dans onun herşeyiydi.O kapıdan içeri girdiğinde bambaşka bir varlık oluveriyordu.O sanki alışılagelmiş düzeni değiştiriyordu.Sarı dalgalı saçları gerçek olamayacak kadar parlaktı.Gözleri okyanusun derinliklerindeki maviydi.Yüzü o kadar güzeldi ki sanki Tanrı'nın eli değimişti.Yaydığı ışık,verdiği enerji çevresindekileri de büyülüyor,kendisine hayran bırakıyordu.Etkisi altına aldığı insanların sayısı her geçen gün artıyordu.Gece onun için diğer gecelerden daha farklı olacaktı ama bundan haberi yoktu.Dans pistindekileri oturmuş bir köşeden izlerken onu gördü.Çekingen , ürkek bakışlı ,saçları alev alev uçuşan ,gözleri yağmurdan sonraki yaprakların yeşili olan o esrarengiz kız vardı.İçinde bir kıpırtı hissetti ne olduğunu anlayamadığı bir kıpırtıydı.Bu insanca duyguya pek de alışık değildi.Aşk ona çok da uzak bir duyguydu aslında.Kızın kendisine baktığını gördü ve midesine kramplar girmeye başladı.Henüz dans etmemişti fakat terliyordu.Neler oluyordu.Kızın kendisine doğru yürüdüğünü gördü.O an herşeyi unuttu.Kız önünde durup ona bakıyordu.Belli ki birşey söleyecekti.Ama ikisininde ağzını bıçak açmadan birkaç saniye birbirlerine öyle bakakaldılar.Kızın ne diyeceği onun için pek de önemli değildi aslında.Zaman kavramını unutmuşlardı.Sonra kız uzun bir bakışmanın ardından ürkek bir sesle 'merhaba' dedi.Kız konuşmaya devam ediyordu: 'Size söylemem gereken birşey var fakat beni ciddiye almamanızdan korkuyorum' dedi.Adam durdu sıcak gülümsemesiyle kızın heyecanını dindirircesine 'sizi dinliyorum ' dedi.Kız daha rahatlamış bir şekilde 'sizi gördüm ,sizi gördüm ' diye tekrarladı.Kız konuşmasına devam etmekte kararlıydı.'Rüyamda sizi gördüm,beni takip eden kötü güçler vardı ve siz beni onlardan kurtarıyordunuz'dedi.Adam şaşırmıştı.Çünkü görevi Linda adında bir kızı korumaktı.Sonra kızın birşeylerin farkında olduğunu düşündü.Ben 'Linda'dedi.O an görevinin o kız olduğunu anladı ve kıza daha yakın davranmaya karar verdi.Bu konuları geride bırakmasını ve bunun onlar için güzel bir tanışmaya vesile olduğunu söyledi.Havanın aydınlandığını gören adam artık gitme zamanının geldiğini anladı.Kızı korumak için boynundaki kolyeyi verdi.Kıza kolyeyi takmasını ve yarın yine aynı yerde onu bekleyeceğini söyledi.Linda kafasındaki sorularla orda durmuş kapıya doğru bakıyordu.Adam gitmişti.Gündüz kötülükler ortaya çıkmayacağından Linda'yı bırakmıştı.Ona sıkıca yarın yine gelmesini tembihlemişti.Linda'nın acınası bir hayatı vardı.O gün oraya gelmesi sadece bir tesadüften ibaretti.Rüyasında adını görmüştü o barın.Gittiğinde yaşadıkları onun için büyük bir değişimdi.Sabaha karşı evine gitmiş,hasta annesine bakmış ve kendini yatağa atmıştı.Kendisini bekleyen zor günlerden habersiz umutla uykuya dalmıştı.Hergün aynı rüyayı gören Linda bunun bir işaret olduğunu düşünmüştü.Zor bir hayat geçirmişti.Babası onları henüz daha 6 aylık bir bebekken terk etmişti.Babasını hiç tanışmamıştı.En kıymetlisi bir erkek kardeşi vardı.Adı Leon'du.Henüz 18 'indeydi.Linda onu bu yaşlara getirmek için küçücük bir kızken çalışmaya başlamıştı.Annesi yıllardır hastaydı.Talihsizlikler içinde yaşama tutunan Linda ,hep güzel günlerin geleceğini düşünmüştü.Düşler kurardı geleceğe dair.Küçük bir kasabada ,çok da büyük olmayan şirin bir evleri vardı.Ev aile yadigarıydı.Sahip oldukları tek şeydi.Linda orda doğmuş, büyümüştü.O zamanlar 9 yaşındaydı.Bir gün arka bahçede otları temizlerken bir ışığın yere doğru inişini gördü.Hızlıca o tarafa doğru koştu.Ormandaki patika yolu geçtikten sonra ışığın düştüğü yere ulaştı.Geçmiş yıllardan kalma bir duvar gördü ve üzerinde değişik yazılar yazıyordu.Sadece güneş o duvara vurduğunda görebiliyordu bu yazıları.Linda hergün orda vakit geçirmeye başlamıştı.Oraya her gittiğinde içinin huzurla dolduğunu hissetmişti.O duvarı kimseye göstermemeye kararlıydı.Birilerinin bu duvarı ondan almasından korkuyordu.Duvarla kendi arasında bir sırdı bu.Yıllar geçti ve Linda o duvarı hiç bir zaman unutmadı.Sadece orda ağlardı,sadece orda huzur bulurdu.Yıllar geçti ama ne yazdığını hala anlayamadığı bu duvar onun tek hazinesiydi.Son zamanlarda gördüğü rüyalarda o çok sevdiği duvara doğru gittiği yol bir türlü bitmek bilmiyordu.Bir türlü duvara ulaşamıyordu.Linda rüyalarına çok inanırdı.Bir keresinde annesinin bir uçurumdan düştüğünü gördü ve annesi o gün uyandığında yatakta hareketsiz yatıyordu.Nefes almadığını farketti ve koşarak yardım bulmaya gitti.Annesinin felç geçirdiği gündü.Herşeye rağmen Linda'yı o duvar ayakta tutmuştu.Linda sadece adamı görmek için akşam olunca o bara gitmeyi düşünüyordu.Saat yaklaşınca içini heyecan kaplamıştı.Bu gece çok güzel görünmeliydi.Giysi dolabını karıştırırken annesinin gençlik yıllarına ait beyaz, uzun ,inci ile işlenmiş elbiseyi gördü.Üzerinde nasıl durcağını düşündü .O an hayallere daldı.Elbiseyi dolaptan alıp giyindi.Aynanın karşısına geçti.Ve tıpkı annesinin gençlik yıllarına benzediğini düşündü.Annesi de tıpkı Linda gibi güzel bir kadındı.Linda özenerek giyindi,leylak parfümünden sıkındı ,aynaya bakıp dışarı çıktı.Sokakta ilerlerken bir çift ayak sesi duydu.Linda endişeliydi,ne yapması gerektiğini bilmiyordu.Hızlı adımlarla yoluna devam ediyordu.Birden bir ses duydu ve kolundan tutup ara sokağa çekti birisi.Linda korku içindeydi.Adamın suratına bakınca o olduğunu anladı.İşte oydu.Linda 'nın endişe dolu yüzü birden mutlulukla doldu.Adam ona sessiz olmasını ve birilerinin onu takip ettiğini söyledi.Linda' beni nasıl buldun ' dedi.Ama sorusuna cevap alamadı.Adam burdan bir an önce gitmeleri gerektiğini söyledi.Beraber ordan usulca ayrıldılar.Güvenli bir yere gelene kadar ikisininde ağzını bıçak açmadı.Adam Linda'ya onu gördüğüne sevindiğini söyledi.Linda'nın yüzünde güller açtı.Yine o latin müzikler çalan bara gittiler.Linda bu adamın kim olduğunu ve onu neden koruması gerektiğini anlamamıştı.Bu konuyu çok merak ediyordu.Ama ona soramıyordu.Çünkü adam çok ciddiydi.Her zaman gülümseyen bir suratı yoktu.Onunla konuşmak zordu.Fakat o ciddi suratının altında çok duygusal bir adam yatıyordu. Linda bunu anlamıştı.Barda yine o çok sevdikleri latin müzikler çalıyordu.Adam şarkıları çok seviyordu fakat dans edemiyordu.Kadın ise bir latin dansçısıydı.Adam nasıl bu kadar iyi dans ettiğini sordu.Kız da evde kendi kendine öğrendiğini ve annesinin de çok eskiden iyi bir dansçı olduğunu söyledi.Kız olduğu yerden müziklere eşlik ediyordu.Adam onun dans etmesini istedi.Linda dans etmeye başladı ve adamda hayran gözlerle Linda'ya bakıyordu.Linda adamı yanına çağırdı ve eşlik etmesini istediğini söyledi arkadan çalan bachata şarkıya.Adımları öğretmeye başladı Linda.Adam daha önceden dans ediyormuşcasına Linda'ya birden ayak uydurdu.Linda çok şaşırmıştı.İkisininde yüzündeki mutluluk ifadesi onları izleyenler tarafından hissediliyordu.Sahne bir anda boşalmıştı.Herkes onları izlemek için kenara çekilmişti.Bu çift gerçekten de birbiri için yaratılmıştı.Bardakiler kendi aralarında onları ne kadar beğendiklerini fısıldıyorlardı.Şarkılar artarda çalıyordu.Onlar yorulmak bilmeden dans ettiler..Birden adam kulaklarını tutarak yere oturdu.Sanki adam çok yüksek bir ses duymuştu.Ama bu sesi ondan başkası duymadı.Linda korkmuştu.Adam için endişelenmişti.'Neyiniz var?' diye sordu.Adam 'Birşeyim yok burdan uzaklaşmalıyız 'dedi.Hemen aceleyle bardan çıktılar.Adam etrafa bakıyordu.Linda'neden bana birşey sölemiyorsunuz,Neler oluyor?'diye sordu.Adam Linda 'nın o endişeli yüzüne bakıp korkmaması gerektiğini ve eve uzun bir müddet gidemeyeceğini söyledi.Linda şaşırmıştı.Adam Linda'ya özel olduğunu söyledi.'Seni takip eden bazı kötü adamlar var' dedi.Linda nerde saklanacaklarını sordu.Adam' seni güvenli bir yere götürmemiz gerek' dedi.Beraber adamın arabasına atlayıp kasabanın dışına çıktılar.Arabada ikisinin de çıtı çıkmadı.Linda uyuyakaldı.Kasaba dışında bir Motel'e gittiler.Motel'de bir odaya saklandılar.Gün ışımak üzereydi.ikisi de yataklarına yatıp bir süre düşündükten sonra uyudular.Öğlen olmak üzereydi.Linda uyandı ve adamın yatağına baktı.Yatağın boş olduğunu gördü.Meraklandı.Kapı açıldı.Adam içeri girdi.Elinde poşetler vardı.Yüzünde tatlı bir tebessümle 'Günaydın birşeyler aldım yememiz için 'dedi.Kahvaltılarını yaptılar.Sohbet ettiler.Birbirlerini daha yakından tanımak için Linda sürekli sorular soruyordu.Tıpkı küçük bir çocuk gibi.Gezmek için dışarı çıktılar.Linda'nın kafasındaki sorular her geçen dakika daha aydınlanıyordu. Linda beklemekteydi.Adamdan gelecek yanıtlar için sabırsızlanıyordu.İçinde bir gerginlik hissediyordu.Yapayalnız dünyasına doğan bir güneşti adam sanki.Linda bir bilinmezliğin ortasındaydı.Yüreğinde kelebekler uçuşuyordu.Daha önce bu kadar mutlu olmamıştı.Gizliden gizliye bu sır perdesinin aralanmasını da istemiyordu.Onu kaybetmekten korkuyordu.Duygularının esiri olmuştu.Linda böyle bir kız değildi.Duygularını yansıtmayan,despot bir genç kızdı.Şimdiye kadar eline erkek eli değmemişti.Onları dışarıdan gören çok mutlu olduklarını anlıyordu.Adam Linda'ya karşı birşeyler hissettiğinin farkındaydı.O da Linda gibi çekingen kalıyordu.Adam ' Linda bugün çok güzel görünüyorsun 'diyerek sessizliği bozdu.Linda'nın gözleri ışıl ışıldı.Teşekkür ederim dedi başı önündeydi.Linda ilk defa bir erkektenböyle cümleler duyuyordu.O geceden sonra artık beraber kalmaları gerekiyordu.Adam Linda'ya öyle söylemişti.Şimdilik bir motelde idare etmelilerdi.Evden dışarı fazla çıkamazlardı.Gündüzleri gezmek daha güvenliydi.Bunu değerlendirip güzel bir güne başlamışlardı.Linda daha önce buraları hiç görmediğini söyledi.Kocaman bir orman,alabildiğine ağaç vardı.Linda küçük bir şelale gördü o tarafa doğru yöneldi.Adam da Linda 'nın ne demek istediğini anlarcasına usulca yürüdü.Konuşmadan da gayet güzel anlaşıyorlardı.Zaman su gibi akıp geçiyordu.Şelalenin yanına gittiler ve bir ağacın gölgesine oturdular.Adam hep Linda'dan gözlerini kaçırıyordu.Aralarında birşeyler olmasından korkuyordu.Bunun nedeni ise birgün buralardan gidecek olmasıydı.Linda'nın çok iyi bir kız olduğunu düşünüyordu.Onu üzmek istemiyordu.Linda hiç kimseye anlatmadığı duvarını iki gündür tanıdığı bu adama anlatmaya karar verdi.Hikayeye başladı anlattı ve bitirdi.Adam Şaşkınlıkla Linda'ya baktı ve Linda'nın esrarengiz bir kız olduğunu düşündü.Adamın o duvardan haberi vardı.Aslında yıllardır Linda'yı izliyordu.Linda'yla ilgili çoğu şeyden haberdardı.Oraya inen ışığın kendisi olduğunu,onun için duvara birşeyler yazdığını ve anlamını sadece kendisi bildiğini söyleyemedi.Dilinin ucuna gelmişti.eğer Linda'ya bunu söleseydi Linda'nın aklının daha çok karışacağını düşündü.Bu olaylardan Linda'yı en az zararla kurtarmaya çalışıyordu.Ama bir gün gerçekler ortaya çıkabilirdi.Kim bilir.Linda'yı bu tatlı rüyadan uyandıramazdı.Linda inançlı bir kızdı.Linda bir an dama döndü ve' sen nereden geliyorsun' dedi.Adam 'ben çok uzaklardan geliyorum 'dedi.'Seni bulmaya geldim 'dedi.Linda'neden beni kurtarmaya çalışıyorsun'dedi.Adam bir an düşündü.Linda çok saf bir kızdı ,ne dese inanırdı.Adam'Linda sen özel bir insansın,diğer insanlardan farklısın,benim yaşadığım yer için önemli bir kişisin,aslında sen oraya aitsin,bir gün seni oraya götüreceğim' dedi.Linda şaşırmıştı.Onunla neresi olursa olsun giderdi.Beraber vakit geçirmek çok keyifliydi onlar için.Saatin kaç olduğunun farkında değildiler.Akşam olmak üzereydi.Adam ayağa kalktı ve 'güneş batmadan evde olmalıyız'dedi.Linda'da ayağa kalktı ve yola koyuldular.Linda arabadayken Daniel'a döndü 'daha ne kadar kaçacağız' dedi.'kaçmak bir çözüm değildi elbette.İkiside bunun farkındaydı.'en kısa zamanda bunu halledeceğim 'ded Daniel.Uzun bir sessizlik oldu.Motele gelene kadar ikisinin de ağzını bıçak açmadı.Odalarına girdiler.Adam kararlı bir ses tonuyla'dışarı çıkmam gerek'dedi.Linda 'ben ne olacağım 'diye yanıt verdi.Hemen döneceğini söyledi adam.Linda'ya kapıları kitlemesini ve odadan çıkmamasını söyledi.Daniel gitmişti.Linda korku içindeydi.Hem ailesini merak ediyordu,hem adamı hem de kötü adamlar ya gelirse diye düşündü.Endişeliydi.Adam yola çıktı.Kafasında Linda'nın sözleri yankılanıyordu.Daha ne kadar kaçacağız diye düşündü.Buna bir son vermeliydi.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder